Türkiye’de Yargı Kolları ve Yüksek Mahkemeler

Türkiye’de Yargı Kolları ve Yüksek Mahkemeler

Türkiye Cumhuriyeti Devleti Anayasası incelendiğinde yargı ayrılığı sisteminin benimsendiği ve birden fazla yargı koluna sahip bir ülke olduğu görülmektedir.

  • Anayasa Yargısı ( Anayasa Mahkemesi) ; Kanunların ve diğer bazı yasama işlemelerinin Anayasaya uygunluğunu denetlemede kullanılan yargı koludur.Geniş anlamda ‘doğrudan doğruya Anayasaya uyulmasını sağlamayı amaçlayan her çeşit yargı işleminin veya Anayasa Hukuku sorunlarının yargısal usuller içerisinde bir karara bağlanması’ şeklinde Anayasa yargısı tanımlanabilir.

    Bu denetimi yapan mahkeme ise genel mahkemelerin dışında kurulmuş özel bir mahkeme olan Anayasa Mahkemesidir.

    Anayasa Mahkemesi’nin , kanunların ,kanun hükmünde kararnamelerin ve TBMM iç tüzüğünün Anayasa’ya şekil ve esas bakımlarından; anayasa değişikliğinde ise sadece şekil bakımından Anayasaya uygunluğu konusunda yaptığı denetim ile yüce divan sıfatıyla gördüğü işler anayasa yargısını oluşturur. Anayasa mahkemesinin Anayasa’da kendisine verilen birçok görevi bulunmakla birlikte ; yüce divan sıfatıyla yargılama görevi, siyasi partiler yönünden kapatılma, devlet yardımından yoksunluk vb. konulara yönelik karar verme, mahkemelerce kendisine itiraz yolu ile intikal ettirilen işleri karara bağlamak şeklindeki görevlerinin yanında olağan kanun yollarını tüketen bireysel başvuruları almak ve karara bağlamak ta Anayasa Mahkemesinin yerine getirdiği görevler arasında yer alır.

    Bu noktada Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru konusunda sitemizde Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru bölümünü inceleyebilir detaylı bilgilendirme için bizlerle iletişime geçebilirsiniz.

  • Adli Yargı ( Adalet Mahkemeleri –Yargıtay);Genel yargı koludur. Ceza davalarının ve kişiler arasında çıkan hukuki uyuşmazlıkların çözümlendiği yargı koludur. Adliye mahkemelerince verilen ve kanunun başka bir adli yargı merciine bırakmadığı karar ve hükümlerin son inceleme mercii Yargıtay’dır. Adli Yargı kendi içinde medeni yargı ve ceza yargısı olmak üzere ikiye ayrılır. Bu sebeple yargılama hukuku da medeni yargılama hukuku ve ceza yargılama hukuku olmak üzere ikili bir ayrıma tabi tutulmuştur.

    Medeni yargılama hukukunun konusunu ,bir dava veya talebin mahkeme önüne getirilişinden bunun mahkemece karara bağlanmasına kadar olan sürecin yöntem açısından düzenlenmesine , verilen kararın kesinleşmesi ile doğurduğu sonuçların ortaya konulmasına dair kuralları oluşturmaktadır. Çekişmeli yargı( nizalı kaza) ve çekişmesiz yargı (nizasız kaza) şeklinde ikiye ayrılmaktadır.

    Görevli mahkemeler Sulh Hukuk Mahkemeleri, Asliye Hukuk Mahkemeleri ve Özel ( ihtisas) mahkemeleridir.

    Özel ihtisas mahkemeleri yargının etkinliğini arttırmak için kurulan uzmanlık mahkemeleridir.Örnek olarak;5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu hükümlerine göre kurulan çocuk mahkemeleri ve çocuk ağır ceza mahkemeleri ; ticaret mahkemeleri ,iş mahkemeleri, tüketici mahkemeleri verilebilir.

    Bu doğrultuda web sayfamızda çalışma alanlarımız başlığı altında yer alan borçlar hukuku, iş hukuku, aile hukuku, ticaret ve şirketler hukuku, sağlık hukuku, eşya hukuku, miras hukuku, fikri mülkiyet hukuku , vb. bölümlerini inceleyebilir detaylı bilgilendirme ve hukuki destek için iletişime geçebilirsiniz.

    Ceza yargılama hukuku, kanunların suç saydığı fiilleri işleyenlerin kovuşturulması, yargılanması ve cezalandırılmasında uyulacak yöntemlerin nelerden oluştuğunu belirleyen hukuk kurallarının tümünden meydana gelir. Ceza muhakemesi, suç işlendiği şüphesi üzerine başlar ve bu şüphenin kesin bir hükümle yenilmesine kadar devam eder.Bu süreçte,iddia(tez),savunma(antitez) ve yargılama (sentez) olmak üzere üç temel faaliyet söz konusu olur.

    Ceza Mahkemeleri ; Sulh Ceza Hakimliği, Asliye Ceza Mahkemeleri, Ağır Ceza Mahkemeleri, Özel(ihtisas) Mahkemeleri şeklinde görev yapmaktadır.

    Bu noktada, web sayfamızda çalışma alanlarımız kısmında yer alan ceza hukuku bölümünü inceleyebilir detaylı bilgilendirme ve etkin hukuki destek için iletişime geçebilirsiniz.

    Yargıtay’ın iş yükünün hafifletilmesi ve temyiz görevini gereği gibi yerine getirmesini sağlamak amacı ile kurulan Bölge Adliye Mahkemesi ilk derece mahkemeleri ile son derece mahkeme arasında yer alan ve ilk derece mahkemelerinin hükümlerini kontrol eden ikinci derece mahkemelerdir. Bölge adliye mahkemelerinin asli fonksiyonu ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlarına karşı yapılacak istinaf istemlerini incelemek şeklinde ortaya çıkmaktadır.

    Bu noktada web sitemizde çalışma alanlarımız başlığı altında dava takibi şeklinde örnek olarak verilenler dışında taraf olarak başlattığınız davalarınızın devamında gereken hukuki süreç konusunda da bizlerle irtibata geçerek etkin hukuki destek alabilirsiniz.

  • İdari Yargı( İdare ve Vergi Mahkemeleri – Danıştay);Devletin merkezi yönetim ve yerel yönetim sistemleri içinde örgütlenmiş olan idare makamlarının kamu hukuku alanındaki eylem ve işlemleri dolayısıyla doğan ihtilafların çözümlenmesini konu alan yargı koludur. İdari yargı , idarenin hukuka aykırı işlemlerini iptal etmek, idari işlem veya eylemlerden dolayı zarar görenlerin zararlarının tazminini sağlamak işlevlerini üstlenmiş bir yargı koludur. İdari yargı düzeninin yüksek mahkemesi Danıştay’dır.

    Ayrıca Danıştay’ın iş yükünün hafifletilmesi ve temyiz görevini gereği gibi yerine getirmesini sağlamak amacı ile kurulan Bölge idare Mahkemesi , ilk derece mahkemeleri ile son derece mahkeme arasında yer alan ve ilk derece mahkemelerinin hükümlerini kontrol eden ikinci derece mahkemelerdir. Bölge idare mahkemelerinin asli fonksiyonu ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlarına karşı yapılacak istinaf istemlerini incelemek şeklinde ortaya çıkmaktadır.

    Ayrıca kamu hesap denetimi yapan Sayıştay’da ( hesap yargısı) özel yargı yeri olarak idari yargı örgütü içinde yer alır.

    Bu doğrultuda web sitemizde çalışma alanlarımız başlığı altında Vergi ve gümrük mevzuatından kaynaklanan ihtilaflar , idare ve vergi hukuku başlığı altında yer alan bilgileri inceleyebilir etkin hukuki destek almak için bizlerle irtibata geçebilirsiniz.

  • Uyuşmazlık Yargısı (Uyuşmazlık Mahkemesi); Uyuşmazlık yargısı adli ve idari yargı yerleri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarının giderilmesinde görevli yargı düzenidir.

    Bağımsız yargı kolları arasında yetki ve görev yönünde bir uyuşmazlık ortaya çıktığında bu tür bir uyuşmazlığı çözümlemek üzere Anayasamızın 158.maddesi hükmünce bir yüksek mahkeme niteliğinde Uyuşmazlık Mahkemesi kurulmuştur. Uyuşmazlık Mahkemesi ; adli, idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkilidir.

  • Seçim Yargısı( Yüksek Seçim Kurulu);Seçim işleri hem idari hem yargısal işlemleri içermektedir. Seçimlerin düzen içerisinde yönetilmesi idari bir görev olmasına karşın , seçime ilişkin şikayet ve itirazların incelenip karara bağlanması ise seçim yargısına ilişkin bir yargısal faaliyettir.

    Seçim kurullarının bir yargı organı olarak nitelendirilip nitelendirilemeyeceği konusunda bir görüş birliği bulunmamakla birlikte Anayasa Mahkemesi’nin bir yargı kararı dikkat çekicidir .Şöyle ki; ‘kurulun yargı bölümünde yer almadığını ve yargı organlarının sahip olması gereken anayasal niteliklerin tümüne sahip olmadığını, seçim kurullarının genelde seçimin yönetim , denetim ve gözetimi ile görevli olan ve istisnai olarak da seçimle ilgili uyuşmazlıkları çözümleyen kuruluşlar olduğunu belirtmiş ve bu kurulların seçimle ilgili uyuşmazlıkları kesin nitelikte çözüme bağlamış olmaları ,YSK’nın tümünün yüksek yargıçlardan kurulu olmaları ,il ve ilçe seçim kurulu başkanlarının yargıç olmaları ve ilçe seçim kurulu başkanının bazı cezai yaptırımlar uygulamaya yetkili olmasının bu kurulları ve kurul başkanlığını mahkeme olarak nitelendirmeye yeterli olmadığını’ (Anayasa Mahkemesi,E.1992/12,K.1992/7,K.T.18.02.1992) ifade etmektedir. Yüksek Mahkeme kararında YSK’nın yaptığı iş yargısal olarak nitelenmekle birlikte, İlçe Seçim Kurulu Başkanlığı mahkeme olarak değerlendirilmemektedir.