Konkordato Müessesesine Getirilen Yeniliklerin Uygulamada İşletmelere Etkisi

Konkordato Müessesesine Getirilen Yeniliklerin Uygulamada İşletmelere Etkisi

İcra ve İflas Kanunu’nda borçlarını, vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya vadesinde ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlu, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebileceği, iflas talebinde bulunabilecek her alacaklının da, gerekçeli bir dilekçeyle, borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebileceği belirtilmektedir.

2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun Konkordato ile Sermaye Şirketleri ve Kooperatiflerin Uzlaşma Yoluyla Yeniden Yapılandırılması kapsamında 285 ve devam eden maddelerinde konkordato hükümlerine yer verilmiştir.

Mevcut haliyle konkordato müessesesi uygulamada canlılığını yitirmişken, 7101 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikler neticesinde işlerlik kazandırılan yönleriyle beraber 2018 yılında sıkça duyduğumuz bir kavram olarak yenilenen ve kolay uygulanabilir hali ile fonksiyonel bir yapıyla karşımıza çıkmıştır.

Mart 2018 itibariyle hayata geçirilen 7101 sayılı İcra ve İflas Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun 28.02.2018 tarihinde kabul edilerek, 15.03.2018 tarih ve 30361 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 7101 Sayılı Kanun’la, İcra ve İflas Kanunu konkordato ilgili maddelerinde (285 vd.) değişiklik yapılmıştır.

Bundan sonra ise 06.12.2018 tarih ve 7155 sayılı Kanun’la da daha önce 7101 sayılı Kanun’la değişikliğe uğramış olan, İcra ve İflas Kanunu’nun 286ncı, 287nci, 290ıncı ve 292nci maddelerinde yeniden değişiklik yapılmış ve 2004 sayılı İcra ve iflas Kanunu’na geçici bir madde eklenmiştir.

Yapılan değişiklikler aslında İİK.’nun 178-179/c maddelerinde düzenlenmiş bulunan ‘iflasın ertelenmesi’ kurumunun kaldırılması ile ortaya çıkan boşluğun konkordato kurumuna işlerlik kazandırılarak doldurulması amacının bir yansımasıdır.

Konkordato müessesesinin işlevsel ve çözüm odaklı yeni yapısı beraberinde gelen uygulanabilir düzenlemelerin etkisi ticari alanda kısa süre içinde görülmüştür. Bu haliyle, ekonomik ve mali yapısı bozulmuş ancak borçlarını yapılandırarak ödemek isteyen ve bu imkanın verilmesi sayesinde söz konusu durumlarını düzelterek iflastan kurtulma amacı taşıyan işletmelerin ticari faaliyetlerine devam edebilme yolunda tercih ettiği bir çare olmuştur.

Bu noktada7101 sayılı Kanun ile konkordato müessesesi mali durumunu düzeltmek isteyen borçlunun iflastan kurtulabilmesi ve faaliyetlerine devam edebilmesi için fonksiyonel ve faydalı değişikliklere örnek olarak; yüksek olan nispi konkordato harçlarının makul bir seviyeye indirilmiş olması gösterilebilir. Ayrıca İİK 294/1 m. gereğince kesin mühlet içerisinde 6183 sayılı AATUHK kapsamındaki takiplerde dahil olmak üzere borçluya karşı hiçbir takip yapılamayacak ve mühlet kararından önce yapılan takiplerde duracaktır. İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları da kesin mühlet süresi içinde uygulanmayacaktır. (İİK 206’ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir.)

Anılan yeni düzenlemelerle taraf dengesinin de korunduğu görülmektedir. Şöyle ki; konkordato sistemi borçlu ile alacaklıların karşılıklı anlaşması olanağına imkan tanıyan, uzlaştırıcı yönüyle ilgililerin menfaatlerini karşılıklı koruyan bir yapıya sahiptir. Konkordatoda borçlunun yanı sıra, iflas talebinde bulunabilecek her alacaklı, gerekçesini de içeren bir dilekçe ile borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını talep edebilir. Bunların yanı sıra, konkordatoda borca batık olmak şart değildir sadece borçlarını ödeyemeyeceğinin tespiti yeterli görülmüştür.


Konkordato Hükümlerinin İncelenmesi


Konkordato Talebi

Konkordato talebine ilişkin olarak İcra ve İflas Kanunu, borçlarını vadesi geldiği halde ödeyemeyen veya ödeyememe tehlikesi altında bulunan herhangi bir borçlunun, vade verilmek veya tenzilat yapılmak suretiyle borçlarını ödeyebilmek veya muhtemel bir iflastan kurtulmak için konkordato talep edebileceğini belirtmektedir.

Buna ilave olarak da İİK.’nda, iflas talebinde bulunabilecek her alacaklının gerekçeli bir dilekçeyle borçlu hakkında konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebileceğine de yer verilmektedir.


Konkordato Uygulamasında Geçici Mühlet

İİK.’nda konkordato talebi üzerine mahkemenin, 286’ncı maddede belirtilen belgelerin eksiksiz olarak mevcut olduğunu tespit ettiğinde derhal geçici mühlet kararı vereceği ve 297’nci maddenin ikinci fıkrasındaki haller de dahil olmak üzere, borçlunun malvarlığının muhafazası için gerekli gördüğü bütün tedbirlerin alınacağı belirtilmektedir. İİK.286.madde uyarınca konkordato talebine eklenecek belgeler:

a) Borçlunun borçlarını hangi oranda veya vadede ödeyeceğini, bu kapsamda alacaklıların alacaklarından hangi oranda vazgeçmiş olacaklarını, ödemelerin yapılması için borçlunun mevcut mallarını satıp satmayacağını, borçlunun faaliyetine devam edebilmesi ve alacaklılara ödemelerini yapabilmesi için gerekli malî kaynağın sermaye artırımı veya kredi temini yoluyla yahut başka bir yöntem kullanılarak sağlanacağını gösteren konkordato ön projesi.

b) Borçlunun malvarlığının durumunu gösterir belgeler; borçlu defter tutmaya mecbur kişilerden ise Türk Ticaret Kanunu’na göre hazırlanan son bilanço, gelir tablosu, nakit akım tablosu, hem işletmenin devamlılığı esasına göre hem de aktiflerin muhtemel satış fiyatları üzerinden hazırlanan ara bilançolar, ticari defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri ile elektronik ortamda oluşturulan defterlere ilişkin e-defter berat bilgileri, borçlunun malî durumunu açıklayıcı diğer bilgi ve belgeler, maddi ve maddi olmayan duran varlıklara ait olup defter değerlerini içeren listeler, tüm alacak ve borçları vadeleri ile birlikte gösteren liste ve belgeler.

c) Alacaklıları, alacak miktarlarını ve alacaklıların imtiyaz durumunu gösteren liste.

d) Konkordato ön projesinde yer alan teklife göre alacaklıların eline geçmesi öngörülen miktar ile borçlunun iflası halinde alacaklıların eline geçebilecek muhtemel miktarı karşılaştırmalı olarak gösteren tablo.

e) (Değişik:6/12/2018-7155/13 md.) Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumunca yetkilendirilen bağımsız denetim kuruluşu tarafından Türkiye Denetim Standartlarına göre yapılacak denetim kapsamında hazırlanan ve konkordato ön projesinde yer alan teklifin gerçekleşeceği hususunda makul güvence veren denetim raporu ile dayanakları.

İİK, mahkeme geçici mühlet kararıyla birlikte konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olup olmadığının yakından incelenmesi amacıyla bir geçici konkordato komiseri görevlendirileceğini, alacaklı sayısı ve alacak miktarı dikkate alınarak gerektiğinde üç komiserde görevlendirilebileceğini belirtmektedir.

Geçici mühlet üç aydır ancak mahkeme bu üç aylık süre dolmadan borçlunun veya geçici komiserin yapacağı talep üzerine geçici mühleti en fazla iki ay daha uzatabilmektedir. Dolayısıyla geçici mühletin toplam süresi beş ayı geçemez. Geçici mühlet, kesin mühletin sonuçlarını doğurur.

Mahkemece geçici mühlet kararı, ticaret sicili gazetesinde ve Basın-İlan Kurumunun resmi ilan portalında ilan olunur ve derhal tapu müdürlüğüne, ticaret sicili müdürlüğüne, vergi dairesine, gümrük ve posta idarelerine, Türkiye Bankalar Birliğine, Türkiye Katılım Bankaları Birliğine, mahalli ticaret odalarına, sanayi odalarına, taşınır kıymet borsalarına, Sermaye Piyasası Kuruluna ve diğer lazım gelen yerlere bildirir.

İlanda ayrıca alacaklıların, ilandan itibaren yedi günlük kesin süre içinde dilekçeyle itiraz ederek konkordato mühleti verilmesini gerektiren bir hal bulunmadığını delilleriyle birlikte ileri sürebilecekleri ve bu çerçevede mahkemeden konkordato talebinin reddini isteyebilecekleri belirtilir.


Konkordato Uygulamasında Kesin Mühlet Kararı

İİK’da mahkemenin, kesin mühlet hakkındaki kararını geçici mühlet içinde vereceği belirtilmektedir.

Ancak konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde mahkeme, borçluya ‘kesin mühlet’ verecektir ve kesin mühlet kararı verebilmek için mahkeme duruşma açacaktır.

İcra ve İflas Kanunu uyarınca, mahkemenin kesin mühlet hakkında bir karar verilebilmesi için, mahkeme borçluyu ve varsa konkordato talep eden alacaklıyı duruşmaya davet eder. Geçici komiser, duruşmadan önce yazılı raporu sunar ve mahkemece gerekli görülürse, beyanı alınmak üzere duruşmada hazır bulunur. Mahkeme yapacağı değerlendirmede, itiraz eden alacaklıların dilekçelerinde ileri sürdükleri itiraz sebeplerini de dikkate alır.

Bu incelemeler neticesinde konkordatonun başarıya ulaşmasının mümkün olduğunun anlaşılması halinde borçluya bir yıllık kesin mühlet verilir. Bu kararla birlikte mahkeme, yeni bir görevlendirme yapılmasını gerektiren bir durum olmadığı takdirde geçici komiser veya komiserlerin görevine devam etmesine karar verir ve dosyayı komisere tevdi eder.

İİK göre güçlük arz eden özel durumlarda kesin mühlet, komiserin bu durumu açıklayan gerekçeli raporu ve talebi üzerine mahkemece altı aya kadar uzatılabilir. Borçlu da bu fıkra uyarınca uzatma talebinde bulunabilir; bu takdirde komiserin de görüşü alınır. Her iki halde de uzatma talebi kesin mühletin sona ermesinden önce yapılır ve uzatma kararı vermeden önce, varsa alacaklılar kurulunun da görüşü alınır.


Alacaklılar Kurulu

İcra ve İflas Kanunu uyarınca mahkemece, kesin mühlet kararıyla beraber veya kesin mühlet içinde uygun görülecek bir zamanda yedi alacaklıyı geçmemek, herhangi bir ücret takdir edilmemek ve tek sayıda olmak kaydıyla ayrıca bir alacaklılar kurulu oluşturabilir. Bu durumda alacaklıları, hukuki nitelik itibariyle birbirinden farklı olan alacaklı sınıfları ve varsa rehinli alacaklılar, alacaklılar kurulunda hakkaniyete uygun şekilde temsil edilir.

İİK göre, alacaklılar kurulu oluşturulurken komiserin de görüşü alınır. Alacaklılar kurulu her ay en az bir kere toplanır ve hazır bulunanların oy çokluğuyla karar alır. Komiser bu toplantıda hazır bulunarak alınan kararları toplantıya katılanların imzasını almak suretiyle tutanağa bağlar.


Konkordato Komiseri ve Alacaklılar Kurulu ile Bunların Görevleri

İİK dosyayı teslim alan komiserin kesin mühlet içinde, konkordatonun tasdikine yönelik işlemleri tamamlayarak dosyayı raporuyla birlikte mahkemeye iade edeceğini belirterek komiserin görevlerine şu şekilde yer vermiştir:

a) Konkordato projesinin tamamlanmasına katkıda bulunmak.

b) Borçlunun faaliyetlerine nezaret etmek.

c) Bu kanunda verilen görevleri yapmak.

d) Mahkemenin istediği konularda ve uygun göreceği sürelerde ara raporlar sunmak.

e) Alacaklılar kurulunu konkordatonun seyri hakkında düzenli aralıklarla bilgilendirmek.

f) Talepte bulunan diğer alacaklılara konkordatonun seyri ve borçlunun güncel mali durumu hakkında bilgi vermek.

g) Mahkeme tarafından verilen diğer görevleri yerine getirmek.

İİK uyarınca alacaklılar kurulu, komiserin faaliyetlerine nezaret eder; komisere tavsiyelerde bulunabilir ve kanunun öngördüğü hallerde mahkemeye görüş bildirir. Alacaklılar kurulu komiserin faaliyetlerini yeterli bulmazsa, mahkemeden komiserin değiştirilmesini gerekçeli bir raporla isteyebilir. Mahkeme bu talep hakkında borçluyu ve komiseri dinledikten sonra kesin olarak karar verir.


Kesin Mühletin Alacaklılar Bakımından Sonuçları

İİK. göre kesin mühlet içinde borçlu aleyhine 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsili Usulü Hakkında Kanuna göre yapılan takipler de dahil olmak üzere hiçbir takip yapılamaz ve evvelce başlamış takipler durur, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları uygulanmaz, bir takip muamelesi ile kesilebilen zamanaşımı ve hak düşüren müddetler işlemez. 206’ncı maddenin birinci sırasında yazılı imtiyazlı alacaklar için haciz yoluyla takip yapılabilir.

Ayrıca, tasdik edilen konkordato projesi aksine hüküm içermediği takdirde kesin mühlet tarihinden itibaren rehinle temin edilmemiş her türlü faiz işlemesi durur.

İİK 206. madde imtiyazlı alacaklar;

Birinci sıra:

A) İşçilerin, iş ilişkisine dayanan ve iflasın açılmasından önceki bir yıl içinde tahakkuk etmiş ihbar ve kıdem tazminatları dahil alacakları ile iflas nedeniyle iş ilişkisinin sona ermesi üzerine hak etmiş oldukları ihbar ve kıdem tazminatları,

B) İşverenlerin, işçiler için yardım sandıkları veya sair yardım teşkilatı kurulması veya bunların yaşatılması maksadıyla meydana gelmiş tüzel kişilik kazanmış bulunan tesislere veya derneklere olan borçları,

C) İflasın açılmasından önceki son bir yıl içinde tahakkuk etmiş olan ve nakden ifası gereken aile hukukundan doğan her türlü nafaka alacakları,

şeklinde belirtilmektedir.


Kesin Mühletin Borçlu Bakımından Sonuçları

İcra ve İflas Kanunu borçlunun komiserin nezareti altında işlerine devam edebileceğini belirtirken diğer taraftan mühlet kararı verirken veya mühlet içinde mahkemenin, bazı işlemlerinde geçerli olarak ancak komiserin izni ile yapılmasına veya borçlunun yerine komiserin işletmenin faaliyetine devam etmesine karar verebileceğini belirtmektedir.


Kesin Mühletin Sözleşmeler Bakımından Sonuçları

İİK.da borçlunun konkordato yoluna başvurması durumunda sözleşmenin karşı tarafının konkordato projesinden etkilenip etkilenmediğine bakılmaksızın borçlunun taraf olduğu ve işletmesinin faaliyetinin devamı için önem arz eden sözleşmelerde yer alıp da borçlunun konkordato talebinde bulunmasının sözleşmeye aykırılık teşkil edeceğine, haklı fesih sebebi sayılacağına yahut borcu muaccel hâle getireceğine ilişkin hükümlerin uygulanmayacağı, sözleşmede bu yönde bir hüküm bulunmasa dahi sözleşmenin, borçlunun konkordatoya başvurduğu gerekçesiyle sona erdirilemeyeceği belirtilmektedir.

Ayrıca borçlunun, komiserin uygun görüşü ve mahkemenin onayıyla herhangi bir zamanda tarafı olduğu ve konkordatonun amacına ulaşmasını engelleyen sürekli borç ilişkilerini, sona erecek şekilde feshedebileceği, bu çerçevede ödenmesi gereken tazminatın, konkordato projesine tabi olduğu da belirtilmektedir. (Hizmet sözleşmelerinin feshine ilişkin özel hükümler saklıdır.)


Konkordatonun Tasdik Edilmemesi ve Borçlunun İflası

İİK 308.madde uyarıca, konkordato tasdik edilmezse mahkeme konkordato talebinin reddine karar verir ve bu karar 288 inci madde uyarınca ilan edilerek ilgili yerlere bildirilir. Borçlunun iflasa tabi şahıslardan olması ve doğrudan doğruya iflas sebeplerinden birinin mevcut olması halinde mahkeme, borçlunun iflasına resen karar verir.


İflastan Sonra Konkordato / Şartları ve Hükümleri

İcra ve İflas Kanunu’nda iflastan sonra konkordatonun iflas tasfiyesi içinde ancak bir defa istenebileceği belirtilmektedir. Buna göre iflasına hükmedilmiş olan bir borçlu konkordato talep edebileceği gibi bu borçlunun alacaklılarından biri de konkordato işlemlerinin başlatılmasını isteyebilir. İflas idaresi, görüşüyle beraber ikinci alacaklılar toplanmasında veya daha sonra müzakere edilmek üzere alacaklılara bu talebi bildirir. Komisere ait görevler iflas idaresi tarafından yapılır.

Bu doğrultuda konkordato talebinin alacaklılar tarafından kabul edildiği toplantının yapıldığı tarihten, konkordatonun mahkemece tasdik edildiği tarihe kadar geçen sürede müflisin mallarının paraya çevrilmesi durur. Bu süre altı ayı geçemez. Konkordato hakkında verilen karar iflas idaresine bildirilir. Konkordatonun tasdiki kararının kesinleşmesi üzerine iflas idaresi iflasa hükmeden mahkemeden iflasın kaldırılmasını ister.

Sonuç olarak, konkordato müessesesi ekonomik fayda temelli amacını gerçekleştirebilecek duruma mevcut uygulamaya getirilen yeni düzenlemeler ile güncellenen haliyle ulaşabilmiştir. Böylece alacaklıların alacaklarını muhtemel tahsil olanağı artmış borçlunun da bu uygulama ile borcunu ödeme yönündeki amacını işlevsel olarak yerine getirebilmesi konusunda ihtiyaç duyduğu sürecin sağlıklı şartlarla birlikte zamana yayılması ve en önemlisi hem alacaklı hem borçlunun bu isteklerinin karşılıklı uzlaşma ile gerçekleştirilebilir olması mümkün hale getirilmiştir.

Yazılar ,bilgi amaçlı olup, hukuki mütalaa ya da tavsiye niteliği taşımamaktadır.


Av. Çiğdem TOPAÇ, 25 Ocak 2019