Dava Türleri

Dava Türleri

Kamu Hukuku

İdare Hukuku - İdari Dava Türleri

Bir kamu hukuku branşı olan idare hukuku, idarenin faaliyetine, personeline, teşkilatına ve denetimine uygulanan hukuku ifade etmektedir.Özel hukuk ve diğer kamu hukuku dallarından bağımsız olup, kendine özgü bir hukuk dalıdır. İdare hukukunun bu bağımsız yönünün temelinde yatan aslında kamu yararının sağlanması ve bireyin devlete karşı korunması düşüncesidir.

Uygulamada bu temel düşüncenin yansıması İptal davası, tam yargı davası ve idari sözleşmelerden kaynaklanan davalar olarak kendini göstermektedir. İdarenin gerçekleştirdiği hukuka aykırı işlem ya da eylemler sonucu mevcut durumdan etkilenen olarak söz konusu hukuka aykırılığı ileri süren gerçek ya da tüzel kişinin doğan zararının giderilmesi talebinde bulunması, idari davalarda uyuşmazlık konularını oluşturmaktadır.

İptal Davası ;Bu davanın konusunu idari işlemler oluşturmaktadır. Bu işlemler bireysel olabileceği gibi düzenleyici işlemler şeklinde de olabilir. Ancak , kesin ve yürütülmesi gerekli olan idari işlemlere karşı iptal davası açılabileceği unutulmamalıdır.

İdari İşlem Nedir ?

İdari işlem için tek bir tanım yapmak mümkün olmamakla birlikte İptal davasının konusu olması yönünden açıklamaya çalıştığımızda ;idari makamların kamu gücü kullanarak ,idare hukuku alanında yaptıkları ve çeşitli hak ve/veya yükümlülükler doğuran tek yanlı irade açıklamaları şeklinde karşımıza çıkmaktadır. Dolayısıyla tanımdaki unsurları taşıyan ‘genel’, ‘birel’ bütün idari işlemler iptal davasının konusunu oluşturabilmektedir.

İdari İşlemin Özellikleri Nelerdir ?

  • İdari işlemler idari makamlarca yapılır. Bir tasarruf veya kararın idari işlem sayılması için bir kamu kurumu tarafından ya da idare örgütü içinde yer alan bir idari makamca yapılmış olması ve idarenin idare hukuku alanında gördüğü idari faaliyetlerle ilgili olması gerekir.
  • İdari işlemler doğrudan hukuki sonuca yönelik , muhatabının hukuki durumunu etkileyen ‘tek taraflı’, kamu gücü kullanılarak yapılan düzenlemelerdir .İdari işlemin oluşması bakımından belirleyici ve etkili irade, işlemi yapma yetkisine sahip olan idari makamın iradesidir. Dolayısıyla idari işlemin tek yanlı oluşu, ilgilisinin kabulüne bağlı olmadan hukuki sonuç doğurmasıyla kendini göstermektedir.

  • İdari işlemin yasal bir dayanağının bulunması ve yasalara uygun yapılması gerekir. İdari işlemler ancak kamu yararı için yapılır .Hem yapanlar hem de içerik açısından idari işlemin yapılması önceden düzenlenmiş kurallara bağlanmıştır. Bu sebeple idari işlemler yargı yerlerince veya idari üst mercilerce bozulmadığı sürece geçerli olabilirler.

  • İdari işlemler uygulanabilir yani’icai’olma ayrıcalığı taşırlar.Örneğin, idare bazı işlemleri başka bir aracıya gerek kalmadan uygulayabilir bu idarenin ‘resen icra’yetkisidir.Bu sebeple kural olarak idari işlemler için dava açılmış olması onların yürütülmesini durdurmaz.

Tam Yargı Davası ;Bu davanın konusuna hem idari işlemler hem idari eylemler girebilmektedir. Bu davada amaç ihlal edilen hakkın tazmininin sağlanmasıdır. Doğrudan tam yargı davası açılabileceği gibi iptal davası ile birlikte tam yargı davasının açılabilmesi ya da iptal davası açıldıktan sonra tam yargı davası açılabilmesi de mümkündür.

İdari Eylem Nedir;

İdari eylem , idarenin bir idari karar , idari işlemi olmayan ya da bir idari sözleşmeye dayanmayan her türlü faaliyeti olabileceği gibi hareketsiz kalma durumunu da ifade eder.

İdari eylem, bir idari işlemin uygulanması için yapılan eylemler veya hiçbir hukuksal işleme dayanmadan doğrudan doğruya yapılan eylemler şeklinde de kendini gösterebilir(kamulaştırmasız el atma gibi). Bu çerçevede idari eylem , idarenin bir fonksiyonu sırasındaki bir hareketini ya da bir tutumunu ifade etmektedir.

İdari Sözleşmeler ve İdari Sözleşmelerden Kaynaklanan Davalar ; İdari sözleşmeler , idarenin idare hukuku kurallarına göre yapmış olduğu sözleşmelerdir. İdare görevini ifa ederken esas olarak tek yanlı işlemler yapmakla birlikte bazen de karşılıklı iradelerin uyuşması sonucu oluşan sözleşmelerde yapabilir. İdari sözleşmeler ve tarafları kamu kuruluşları ile özel kişiler olabileceği gibi, tüzel kişiliği olan kamu kuruluşları da olabilir.

İdarenin yaptığı her sözleşmenin idari sözleşme olduğu söylenemez. Bir sözleşmenin idari sözleşme olabilmesi için aranılan nitelikleri şöyle sıralayabiliriz;

  • Sözleşme taraflarından biri idare olmalıdır( bir kamu kurum veya kuruluşu)

  • Sözleşme ile İdareye ayrıcalıklar ve üstün yetkiler tanınmış olmalıdır,

  • Sözleşmenin konusu bir kamu hizmetinin yürütülmesi ve sözleşmenin amacı kamu yararı olmalıdır.

İdari sözleşmelere karşı , idari yargıda menfaati ihlal edilenler tarafından idari işlemlerin hukuka aykırılığından dolayı iptal davaları açılabileceği gibi idari işlem ve eylemlerden dolayı hakları ihlal edilenler tarafından ise tam yargı davalarıaçılabilir.

Görevli mahkeme ;İdari yargı mahkemeleri görevlidir. Açılacak davalarda aşağıdaki hususlar önem taşır ;

  • Tahkim yolu öngörülmeyen kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan idari davalar ilk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülür.

  • Tahkim yolu öngörülen ve kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan idari davalar Anayasa 125/1. Madde gereği tahkim usulüyle çözümlenir.

Yetkili mahkeme;İdari sözleşmeyi yapan idari merciin bulunduğu yerdeki idare mahkemesidir. Danıştay’ın ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakmakla görevli olduğu davalar doğrudan Danıştay’da açılır.

Özel Hukuk

Hukuk Mahkemelerinde Dava Çeşitleri

Mahkemeden İstenen Hukuki Korunmaya Göre Dava Çeşitleri

  • Eda Davaları ( HMK m.105/1) : Eda diğer adıyla edim davası açmakta davacının hukuki yararının bulunması gerekir. Bu dava ile davacı mahkemeden ; davalının bir şeyi vermeye, bir işi yapmaya veya bir işi yapmamasının hüküm altına alınmasını talep eder. Eda davasının konusu şahsi haklar olabileceği gibi ayni haklar da olabilir.
  • Tespit Davaları (HMK m.106) : Tespit davası yolu ile davacı tarafından mahkemeden bir hakkın ya da hukuki ilişkinin varlığı veya yokluğu veyahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesini talep edebilir.

  • Belirsiz Alacak ve Tespit Davaları (HMK m.107): Bu dava türünde alacaklı, davanın açıldığı tarihte alacak miktarını veya değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisindenbeklenemeyeceği veya bunun mümkün olmadığı durumlarda, hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktarı ya da değeri belirterek belirsiz alacak davası açabilir.

  • İnşai Davalar (m.108) : Davacı mahkemeden var olan bir hukuki durumun kaldırılmasını, değiştirilmesini veya yeni bir hukuki durumun yaratılmasını talep edebilir. Bu sebeple inşai davalara yenilik doğuran davalar da denilmektedir.

Dava Konusu Hakkın Niteliğine Göre Dava Çeşitleri

  • Ayni Davalar ; Bu davaların konusunu ayni haklar oluşturmaktadır. İstihkak davaları örnek verilebilir.
  • Şahsi Davalar ; Bu dava konusunu şahsi haklar oluşturur. Alacak davaları örnek verilebilir.

  • Karma Davalar ;Bu dava konusunu müdahalenin önlenmesi ve ecrimisil davasının birlikte açılması gibi hem ayni hem de şahsi haklar oluşturmaktadır.

Talep Sonucunun Niteliğine Göre Dava Çeşitleri

  • Kısmi Dava (HMK m.109) :Kısmi dava açılabilmesi için talep konusunun bölünebilir olması gerekir. Kısmi dava ,davacının alacağının belli bir kısmını talep ettiği ancak kalan kısım için talep hakkını saklı tutarak açtığı davalardır. Bir davanın kısmi dava olarak nitelendirilmesi için alacağın tümünün aynı hukuki ilişkiden doğması gerekir.
  • Davaların Yığılması (Objektif Dava Birleşmesi - HMK m.110) :Davacı, davalıya karşı olan birbirinden bağımsız birden fazla asli talebini aynı dava dilekçesi ile aynı davada birleştirebilir. Bu durum kanunda davaların yığılması ( objektif dava birleşmesi) olarak adlandırılmıştır.

    • Objektif dava birleşmesi için talepler arasında herhangi bir bağlantı bulunması gerekli değildir.

    • Davanın, aynı davacı tarafından aynı davalıya karşı açılması gerekir.

    • Dava edilen taleplerin tamamının aynı yargı dalına ve aynı yargılama usulüne tabi olması gerekir.

    • Taleplerin tümü için ortak yetkili mahkemenin bulunması gerekir.

  • Terditli Davalar ( HMK m.111) : Terditli ( Kademeli ) davada, davacı mahkemeden aynı davalıya karşı aralarında ekonomik veya hukuki bağlantı bulunan birden fazla talebini yine aralarında aslilik ve fer’ilik ilişkisi kurarak aynı dava dilekçesi ile talep etmektedir. Burada, davacı mahkemeden ilk önce asli talebi hakkında karar vermesini istemektedir. Bununla birlikte dilekçesinde belirttiği fer’i yani yardımcı talebinin değerlendirilmesi ise asıl talebinin reddedilmesi ihtimali için yapılmaktadır.

  • Seçimlik Davalar (HMK m.112) : Bu davalar seçimlik borçlarda söz konusu olabilir.Seçimlik borçlar seçim hakkının borçluda veya alacaklıda olmasına göre farklılık arz eder.Seçimlik dava seçim hakkının borçluya ait olması halinde mümkündür.
    Buna göre ;
    -
    Seçim hakkının borçluda olduğu halde , alacaklının borç konusu şeylerden yalnız biri için dava açma imkanı bulunmamaktadır. Bu durumda alacaklı borçluya karşı açacağı davada seçimlik olarak talepte bulunmalıdır. Seçimlik borçlarda , seçim hakkı kendisine ait olan borçlu veya üçüncü kişi bu hakkı kullanmaktan kaçınırsa alacaklı seçimlik dava açabilir.
    -Seçim hakkınınalacaklıda olduğu haldeise alacaklının seçim hakkını kullanıp, seçtiği şeyin verilmesi için dava açması söz konusudur. Bu bir seçimlik dava niteliğinde olmayıp belirlenmiş bir seçime ilişkin hakla alakalı olarak bir eda davası olacaktır.

  • Topluluk Davası (HMK m.113) :Topluluk davasını dernekler ve tüzel kişiler, statüleri çerçevesinde , üyelerinin veya mensuplarının yahut temsil ettikleri kesimin menfaatlerini korumak amacıyla, kendi adlarına , ilgililerin haklarının tespiti veya hukuka aykırı durumun giderilmesi yahut ilgililerin gelecekteki haklarının ihlal edilmesinin önüne geçilmesi için dava açabilirler.

  • Mütelahik Davalar ( 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda düzenlenmemiştir): Davacının, aynı talep neticesinin birden fazla hukuki sebebe dayanması halinde söz konusudur. Ancak, yargılama neticesinde yarışan kanun hükümlerinden sadece daha elverişli olan uygulama alanı bulmaktadır.

Sayın web sitesi ziyaretçimiz gerçek ve tüzel kişiler olarak dava konunuz için web sitemizde çalışma alanlarımız linkini ziyaret edebilir, etkin hukuki destek alabilmek için bizlere ulaşabilirsiniz.